seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2020 Çarşamba


cordoba kurtuba ispanya spain - gezi seyahat blog mezquita cami

Cordoba ya da bir diğer adıyla Kurtuba, Endülüs bölgesinde yer alan ve uzun süre Endülüs Emevileri’ne egemenliği altında kalmış bir İspanya şehri. Benim de “İspanya’da gezmek istediğim yerler” listemde en üstte yer alan Cordoba’yı sonunda, ekim ayında günübirlik gezme imkânı yakaladık. Fazla büyük olmayan bu şehri siz de bir gün içerisinde rahatlıkla gezebilirsiniz diye düşünüyorum. Zaten çoğu kişi Madrid, Sevilla ya da Granada’dan günübirlik gelip geziyor. Dikkat etmeniz gereken tek nokta sıcaklık! Başlıkta da belirttiğim üzere Cordoba Avrupa’nın en sıcak şehirlerinden biri hatta 37 derece ortalamayla yazın en sıcak şehriymiş. Yazın sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıkıyormuş. Nitekim biz ekim ayında ziyaret ettiğimizde 33 dereceydi ve çevrede fazla gölge olmadığı için dura kalka gezdik şehri. O yüzden her noktasına girip çıkmak istiyorsanız belki bir gün yeterli olmayabilir, ama sıcağa rağmen ana noktaları gezmek için uygun bir süre.

15 Ocak 2020 Çarşamba

Photo by freestocks.org / flickr
Bu hafta İspanya hakkında kısa bir bilgilendirme yazısı paylaşmaya karar verdim: İspanya’daki resmi tatiller.

İspanya’daki resmi tatiller genel ve yerel olmak üzere iki bölüme ayrılıyor ve özellikle yerel tatiller yıldan göre farklılık gösterebiliyor. O yüzden İspanya’ya seyahat etmeden önce gezi programınızdaki şehirlerin yerel tatillerini kontrol etmenizde fayda var, yoksa marketlerin bile kapalı olduğu bir manzarayla karşılaşabilirsiniz. Gerçi Asyalı bakkal nüfusu oldukça çok ve pek tatil yapmıyorlar ama aklınızda bulunsun.

13 Kasım 2019 Çarşamba


innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

Ve Avusturya gezimizin son durağına geldik.

Serideki diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli.

  • Arabayla bir haftada Avusturya turu
  • Innsbruck
  • Salzburg
  • Viyana
  • Bratislava
  • Graz

  • Viyana’dan çıktıktan sonra yemek molası için durduğumuz Graz’dan ayrıldıktan sonra geceyi geçirmek üzere Villach’a geldik. Villach’a varınca tekrar Alpleri, dağları hissetmeye başladık. Tam olarak İtalya – Avusturya sınırında kalan bu kasaba kayak ve dağ yürüyüşü tutkunları için güzel bir nokta. Biz Youth And Family Guest House’da konakladık. Fiyat olarak oldukça uygundu, ancak kahvaltıyı biraz erken bitirdikleri için kaçırdık (9’da bitiyordu sanırım, biz 9,5 diye düşünüp 9’da gitmiştik). Akşam yemeğimizi ise Der Stadtwirt’de yedik. Otelden merkeze yürümek 15 dakika kadar sürdü.

    6 Kasım 2019 Çarşamba


    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
    Bir haftalık Avusturya gezimizin sonuna yaklaşırken yeni durağımız Graz. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında topluyorum. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.




    Açıkçası Avusturya’ya gitmeden önce Graz’ın ülkenin ikinci büyük şehri olduğu bilmiyordum. Graz’da tam 4 üniversite varmış, şehre yaklaşınca fazlasıyla endüstriyel alanla karşılaşıyorsunuz, o yüzden şehri pek seveceğimizi düşünmemiştik; ancak merkezi kısım oldukça şirin ve hoştu. Açıkçası fabrikalarla boğulmamış olsaydı geneliyle hoş bir şehir olabilirdi.

    Bu arada Graz çevresinde pek çok balkabağı tarlası gördük. Anladığım kadarıyla balkabağı yağı satışı da yapılıyormuş, ilgilenenlere.

    Arabamızı Weitzer Garage’a park ettik. Oldukça merkezi bir konumda. Tabii yine saatine 2,5-3€ bir şeyler ödedik. Arabayı park ettikten sonra Mur nehrinin diğer kısmına geçmeniz gerekiyor şehir merkezine ulaşmak için. Biz önce “Türk lokantası bulalım bari de doğru düzgün yemek yiyelim,” diyerekten tersi istikamete, Griesplatz’a yöneldik. Bu bölgede pek çok Türk berber, bakkal, market vardı, ancak aradığımız lokanta galiba el değiştirmiş, düzgün ev yemekleri yapan bir yer göremediğimiz için merkeze gitmeye karar verdik. Önce “Don Camillo” lokantasına girdik, ancak pek ilgili değillerdi, bizi lokantanın bir köşesine attılar, kimse gelip gitmeyince 3-5 dakika sonra kalkıp gittik. Vapiano’da yedik.

    30 Ekim 2019 Çarşamba

    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

    Avusturya gezimize, günübirliğine komşu Slovakya’nın başkenti Bratislava’ya geçerek devam edeceğiz. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında topluyorum. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.

    5,5 Milyon nüfuslu Slovakya’nın başkenti Bratislava, oldukça şirin ve küçük bir şehir. Tuna Nehri’ne kıyısı olan şehri bir günde rahatlıkla gezebileceğinizi düşünüyorum.

    23 Ekim 2019 Çarşamba


    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
    Avusturya gezimizin üçüncü ayağında Viyana’dayız. Açıkçası bu gezinin tamamını Viyana’yı görme isteğim üzerine planladığımızı söyleyebilirim. Hem “Bakalım Viyana şinitzeli aslında nasılmış?” diye sorup durduğum, hem de şehri merak ettiğim için uzun zamandır gidip görmek istediğim bir yerdi Viyana. Ancak hayaller ve gerçekler her zaman için birbirine uymayabiliyor. Açıkçası biraz hayalkırıklığına uğradım yine.

    İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.






    • Arabayla bir haftada Avusturya turu
    • Innsbruck
    • Salzburg
    • Bratislava
    • Graz
    • Villach veBordano

    • Vöcklabruck – Viyana arası araba yolculuğumuz yaklaşık 2,5 saat sürdü; ancak öğle yemeğimizi yol üzerinde bir yerde yediğimiz için yolculuk biraz uzadı. Aslında biraz da bilerek uzattık çünkü Viyana’da giriş yapacağımız hostel saat 3’te giriş kabul ediyordu. Biz de saat 15.00 gibi hostele vardık. 

      16 Ekim 2019 Çarşamba


      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

      Avusturya’daki ikinci durağımız Salzburg. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.
      Salzburg adının bir yerlerden tuzla ilgisi olacağını düşünmüştüm (bakınız Almanca “salz”, tuz demek), ancak şehrin hemen yakınında bir tuz madeni bulunduğu için bu adı aldığını bilmiyordum. Açıkçası şehirde en çok gezmek ve görmek istediğim yerlerden biri de bu tuz madeniydi, ancak küçük çocukları kabul etmedikleri ve gezi de biraz uzun sürdüğü için (yoksa eşimle değiş tokuş yapabilirdik) mecburen bu kısmı atlamak zorunda kaldık, ama sizin aklınızda bulunsun. Madenin adı Hallein, giriş 23€ ve yazın 9.00 – 17.00 saatleri arasında açık. Siz yine de internet sitesini ziyaret edin kesin saatler için.

      9 Ekim 2019 Çarşamba


      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Avusturya gezimizin ilk ayağı Innsbruck’tu. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.



      İtalya’dan arabayla geldiğimiz ve küçük kızımızın yolun ne kadarına katlanabileceğini kestiremediğimiz için Innsbruck’ta iki gece konaklamayı seçtik. Şansımıza ilk gün hava biraz yağmurluydu ancak büyük bir sorun yaratmadı. Öğleden sonra 4 gibi kaldığımız otele vardığımızdan o gün için şehir merkezine inmekten vazgeçtik. Arabayla gittiğimiz için park yeri bulabilmek açısından şehir dışında bir otel bulduk. Tulfes’te Gasthof Neuwirt adlı bir yerde konakladık. Otelden memnun kaldık. Lokantası biraz fazla fastfood işi o yüzden başka alternatiflere yönelebilirsiniz. Örneğin ilk akşam otelin lokantası kapalıydı ve bize önerilen listeden başka bir lokanta seçtik. Oldukça memnun kaldık, adı Gasthaus Wiesenhof, otelden arabayla 5-10dk mesafede.

      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Tulfes'ten kareler
      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, grazinnsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

      İlk gün yakın olduğu için sadece Lanser Gölüne gitmeye karar verdik. Açıkçası biraz hayal kırıklığına uğradık. Öncelikle göl yolu yağmur sebebiyle inanılmaz çamurlanmıştı, yürümekte zorladık. Ayrıca gölün çevresi tellerle çevriliydi ve içeri giriş kapalıydı. O gün yağmur yağdığı için mi erken kapattılar bilemiyorum ama güzel bir havada, yüzmek için gitmeyecekseniz pek de görecek bir tarafı yoktu gölün.

      7 Ekim 2019 Pazartesi

      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Innsbruck'ta kaldığımız otelin yakınlarından bir kare


      Bu yaz İtalya’ya yaptığımız aile ziyaretimiz sırasında, biraz da ani bir kararla Avusturya’yı gezmeye karar verdik. Daha önce Münih’ten İtalya’ya giderken Avusturya’dan geçmiştik, ancak hiçbir şehrini gezme imkânımız olmamıştı, doğrudan geçip gitmiştik.

      Avusturya, özellikle de Viyana görmek istediğim yerlerin başında geliyordu. Viyana’ya gidip Şinitzel yemek, Avusturya ve İsviçre insanını ve doğasını karşılaştırmak istiyordum. Gezimize başlamadan önce, ani bir karar verdiğimiz için bu seyahatin bize biraz pahalıya patlayacağını düşündük, ancak Avusturya fiyatlar konusunda İsviçre’den daha cömertti. Aileden ödünç aldığımız arabayla yol masrafını da en aza indirince büyük bir sorun olmadı. Yine de gezinizi önceden planlarsanız daha iyi otellerde, daha ucuza kalabilirsiniz. Avusturya’daki en pahalı olay otopark. O yüzden siz de bizim gibi arabayla seyahat edecekseniz kalacağınız otelde ücretsiz park yeri olup olmadığını mutlaka araştırın. Açıkçası bu park yerleri seyahatimiz boyunca canımızı fazlasıyla sıktı. Örneğin “rezervasyona gerek yok, park alanımız var,” dedikleri halde tüm müşterilerin arabasının sığamadığı otellerle ya da “park alanımız var” demelerine rağmen 500 odalı hostele 10 arabalık park yeri açıp kaldığımız üç geceden birinde arabayı nereye park edeceğimiz sorunuyla bizi baş başa bırakan yetkililerle karşılaştık. Şehir merkezlerindeyse 3-4 saat için 12-18 Euro bayılmanız mümkün.

      10 Nisan 2019 Çarşamba

      segovia, madrid, gezi, ispanya, blog, seyahat, yurtdışı, roma su kemeri
      Geçtiğimiz günlerde, Romalılardan kalma şahane su kemeriyle gönlümüzü fetheden Segovia’yı gezme şansımız oldu.

      Arabayla Madrid’den yaklaşık olarak 1 saat kuzeyde bulunan bu şirin şehri vaktiniz varsa kesinlikle ziyaret etmenizi öneriyorum. Şehre trenle ulaşmak isterseniz yolculuğunuz yaklaşık olarak 2 saat sürecek. Biz arabayla gittik. Bizim gibi yapacaklara tavsiyem, şehrin hemen girişinde bulunan kapalı otoparka arabalarını park etmeleri. Av. Via Roma üzerinde kalıyor otopark. Birkaç girişi var sanırım, biz tam nereden girdik hatırlayamıyorum ama gps’e girince götürmüştü :D Şu iki adres gözüküyor internette : « Av. Vía Roma, 2, 40003 Segovia » ve «Av. del Padre Claret, 6, 40001 Segovia ». Hemen birbirine paralel caddeler zaten, büyük ihtimalle ikisi de aynı otopark. 

      31 Ocak 2018 Çarşamba

      Bebekle Uçak Seyahati

      31 Ocak 2018 Çarşamba - 2 yorum
      Bugün, yerinde duramayan veya zorunlu olarak yeni doğan bebeğiyle uçağa binmek durumunda kalan ebeveynler için bir yazı paylaşmak istiyorum.

      Daha bebeğimiz doğmadan kara kara “Acaba uçakta nasıl seyahat edeceğiz? Edebilecek miyiz?” diye düşünmeye ve araştırmaya başlamıştım. Ancak pek de yolculuğun düzenlenmesine yönelik bilgiler göremedim internette. O yüzden ilk uçak yolculuğu deneyimimizden sonra, ben de bir yazı kaleme almak istedim. Bu yazıyı yolculuktan önce aklıma gelen sorular üzerine kurmaya karar verdim, o yüzden soru-cevap şeklinde bir yazı okuyacaksınız. Sizin de aklınızda olan sorular varsa aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz, bilgim dâhilinde yanıtlamaya çalışırım.

      Şimdiden herkese iyi yolculuklar :)

      Bebeğim ne zaman uçağa binmeye başlayabilir?
      Havayoluna göre değişmekle birlikte gördüğüm kadarıyla ilk 1-2 haftadan sonra herhangi bir kısıtlama bulunmuyor.

      24 Ocak 2018 Çarşamba

      Bassano del grappa - italya - seyahat gezi

      İtalya’nın özellikle Veneto bölgesini (Verona, Padova, Venedik gibi şehirleri içine alan bölge) ziyaret etmekteyseniz ve vaktiniz de varsa size gezmeniz için önerebileceğim yerlerin başında Bassano del Grappa geliyor. Arabayla uzaklıklar ise şöyle; Verona’dan 2 saat, Padova’dan 1 saat, Vicenza’dan 40dakika.

      Bu küçük ama şirin kasabanın adında İtalya’nın meşhur ağır içkilerinden ‘grappa’ adının geçiyor olması elbette bir tesadüf değil. Grappa, üzümden üretilen ve türüne göre yüzde 35 ilâ 60 oranında alkol ihtiva eden bir içki. Grappa adı ise aslında kasabanın hemen yakınında bulunan Grappa Dağı’ndan geliyor. Özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında bu dağlarda İtalyan ve Avusturyalı askerler arasında önemli çatışmalar yaşanmış. Kasabanın adı da 1928’e kadar sadece “Bassano” iken sonrasında savaşta hayatını kaybeden askerin de anılması amacıyla “Bassano del Grappa” olmuş. Grapperia Nardini şehrin en eski ve İtalya'nın en bilinen grappacısı sanırım. Adıyla anılan grappaları var. Dükkanı hemen köprünün bir ucunda bulabilirsiniz.

      14 Haziran 2017 Çarşamba


      Slovenya gezimize Bled Gölü ve Vintgar Vadisi ile devam ediyorum.

      Ljubljana’dangeçirdiğimiz bir günün ardından Trieste’ye dönmeden önce soluğu Slovenya’nın kuzeyinde kalan Bled Gölü’nde aldık.

      Göle doğru yol alırken... :

      Ljubljana – Bled Gölü arası arabayla yaklaşık olarak 40 dakika sürüyor. Gölün çevresinde arabayı park edebileceğiniz çeşitli otoparklar var. Bunların çoğu ücretli ancak biz şansa hemen merkez kısımda 1 saate kadar ücretsiz bir otopark bulduk (yokuştan inip göle yaklaşırken solda kalıyor, hatta koordinatlarını vermeye çalışayım :) 46°22'01.4"N 14°06'36.4"E). Park etmesi biraz zor bir otopark ancak bizim amacımız sadece gölün kıyısına inip fotoğraf çekmek olduğundan, çevrede çok uzun süre vakit geçirmeyeceğimizden işimizi fazla fazla gördü.

      7 Haziran 2017 Çarşamba

      Bir önceki yazımda bahsettiğim üzere İtalya’nın liman şehri Trieste’ye gerçekleştirdiğimiz üç beş günlük gezinin haftasonu kısmını Slovenya’da değerlendirdik.

      Trieste zaten Slovenya sınırında, sınırı geçmeniz arabayla 15 dakika sürmüyor. Sonrasında Slovenya’nın neresine gidecekseniz gidin otoyollar üzerinden Ljubljana’ya bağlanacaksınız. Trieste – Ljubljana arası özel arabayla yaklaşık 1 saat sürüyor, ancak sanıyorum 1,5 saatte Trieste’den sizi Slovenya’nın başkentine götüren otobüsler de var. Fiyatları da çok uçuk değildi, önceden alınırsa 15 Euro’ya bulunabiliyor gibi geldi bana. Ancak biz Slovenya’yı biraz gezmek istediğimizden araba kiralayıp sınırı geçtik.

      Araba kiralamanız halinde Slovenya’daki otoyolları kullanmak için “vignette” adı verilen etiketlerden satın alıp arabanıza yapıştırmanız gerekiyor. En az 7 günlük alabiliyorsunuz ve fiyatı 15 Euro. İtalya’dan çıkmadan önce bir bakkalda/gazetecide “tobacco” durup satın alabilirsiniz. Yoksa sanırım sınırdan içeri girerken de alabiliyorsunuz ancak kaçırmamaya dikkat edin çünkü Trieste’dengirerken büyük ihtimalle doğrudan otoyola bağlanacaksınız.

      26 Nisan 2017 Çarşamba


      Paskalyada yolunuz Finlandiya’ya düşerse öncelikle hoş geliyorsunuz tabii, ancak pek de etkin bir zamanda buralara gelmiyorsunuz demektir.

      Ne yazık ki Paskalya bayramının kutlandığı haftasonu, öncesindeki Cuma ve ertesi günlü Perşembe günleri ne yazık ki Finlandiya’da çoğu dükkân, müze ve lokanta kapalı oluyor. Özellikle yerel lezzetler arıyorsanız ne yazık ki bulmakta zorlanacaksınız.

      Elbette Helsinki gibi büyük bir şehir tamamıyla hayalet şehre dönüşmüyor ancak gitmek istediğiniz müze, lokanta ve dükkânların açılış saatlerini internet sitelerinden kontrol etmenizde fayda var; çünkü ya hiç açılmıyorlar ya da açıldıkları saatlerde Pazar saatlerine göre oluyor.

      11 Nisan 2017 Salı


      Geçtiğimiz hafta sonuna doğru bir seminer için Jyväskylä’daydık (bu arada belirteyim yüvesküle gibi okunuyor şehrin adı :) ). Cuma gibi gittiğimiz için Cumartesi gününü de burada geçirip ondan sonra Helsinki’ye geri dönelim diye düşündük.

      Elbette ki Jyväskylä da diğer pek çok Finlandiya şehri gibi oldukça küçük bir yer ve yapacak çok fazla aktivite yok, ancak aynı zamanda bir öğrenci şehri olduğu için bazı artıları da vardı. Örneğin gördüğümüz kadarıyla lokantalar saat 23.00’ten önce kapanmıyordu, oysa Helsinki’de bile saat 21.00-22.00 olunca çoğu lokanta kapanıyor. Ancak ne yazık ki böylesine küçük ve öğrencilere hitap eden bir şehir için açıkçası biraz pahalı bulduk Jyväskylä’yı. Merkezde bir yerlerde kalmak istiyorsanız oda fiyatları 80 – 90 Euro’dan başlıyor, sanırım hostel falan da yok etrafta. Merkez dışında konaklayacaksanız fiyatlar daha uygun olsa bile araba kiralamak zorunda kalacaksınız.

      11 Temmuz 2015 Cumartesi

      Belki de en iyisi bisikletle gezmek aslinda :)
      En çok soru aldığım konulardan birisi insanların tatillerini nasıl planlayacakları üzerine oluyor. Özellikle de pek çok ülkeden geçecek insanların uygun yöntemleri bulmaları ülkeye ve diline yabancılarsa bayağı zorlayıcı olabiliyor.

      Bazen harita üzerindeki iki nokta arasında oldukça kısa olarak gözüken mesafe aradaki dağlar yüzünden saatler sürebiliyor (Bakınız İsviçre’den Avusturya’ya geçmek, neredeyse 1 gününüzü trende geçirmeniz gerekebiliyor). Aşağıdakileri genel olarak Avrupa’yı temel alınarak yazdığım için diğer kıtalarda geçersiz kalabilir bazı bilgiler. Ancak yine de yararlı olacağını umuyorum.

      Yazmaya başlamadan önce belirteyim, amacım herhangi bir reklam yapmak değil, maksat yardımcı olabilmek. Yazıklarıma ek olarak sizin de eklemek istediğiniz bilgiler varsa lütfen yorumlarınızı paylaşmaktan çekinmeyin. Şimdiden teşekkürler :)

      7 Şubat 2014 Cuma

      Vietnam'da genellikle kadınlar sokaklarda satış yapıyor
      Vietnam'a varır varmaz dikkatinizi her yönden çekecek ilk şey sanıyorum motosikletlerin çokluğu olacaktır. Öyle ki etraftaki araba sayısı motosikletlerin yanında neredeyse hiç birşey. Vietnam üzerine kaleme aldığım ilk genel içerikli yazımda da belirttiğim üzere, her kişi başına en az bir motosiklet düşen bu ülkede trafik gerçekten de büyük bir sorun. Özellikle Hanoi ve Ho Chi Minh gibi büyük şehirlerde karşıdan karşıya geçmek bazen çile olabiliyor. 

      { Bütçe planlamanızda yardımcı olması amacıyla hazırladığım 21 günlük harcama listesini görmek için lütfen tıklayın. }

      Trafik ışıklarıyla da kimsenin ilgilenmediği düşünülürse, yapabileceğiniz tek şey bulabildiğiniz kadar

      30 Ocak 2014 Perşembe

      Vietnam'da motosiklette taşıyabileceğiniz şeylere bir kaç örnek...

      Sonunda yavaş yavaş da olsa tuttuğum notları bilgisayara aktarıp Vietnam ve Kamboçya üzerine kaleme almayı planladığım yazı dizisine gördüğünüz üzere başlamış bulunuyorum.

      Bu yazıda sizlere genel olarak Vietnam'dan bahsedeceğim, aslında bu bölümü diğer yazıları bağlayan bir 'içindekiler bölümü' olarak düşünebilirsiniz. Zaten ortalama üç hafta süren bir macerayı tek seferde yazıya dökmek hem bana, hem size ızdırap olurdu diye düşünüyorum.

      Öncelikle, hemen aşağıya sırasıyla gezdiğimiz yerlerin bir listesini yapacağım. İlerleyen günlerde yazıları yazdıkça, ismi geçen şehirlerin üzerine yazı bağlantılarını ekleyeceğim. Böylelikle kolayca yazılar arasında geçiş yapılabileceğini düşünüyorum.

      27 Kasım 2013 Çarşamba

      Venedik'i ilk defa 2010'da ERASMUS yaptığım sırada ziyaret etme imkanım olmuştu. Ben trenle gitmiştim, fakat uçakla Venedik havaalanına inmek de başlı başına başka bir deneyim. Ola ki uçakla Venedik'e gidiyor, ya da uçakla dönüş yapacaksanız mutlaka pencere kenarını ayarlayın :)

      Herhalde Venedik şimdiye kadar en çok eğlendiğim şehir olmuştur. Labirent gibi sokaklarını elinizde harita ile gezmek oldukça zevkli. En başlarda yol bulmak oldukça zordu. Pek çok defa farklı taraflara girip kanala düşme tehlikesi bile atlatmışımdır. (Sanırım bundaki en büyük etki sadece haritaya bakarak yürüyor oluşumdu.) Aralık bile diyemeyeceğim kadar alanların da sokak olduğunu öğrendikten sonra harita okumak biraz kolaylaştı.



      Tabii ki Venedik, İtalya’nın en popüler turistik şehirlerinden birisi. O yüzden kalabalık da kaçınılmazdı. Yürürken pek çok Türk