madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2021 Perşembe

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat
Bu yıl Madrid’de üçüncü kışımızı geçirdik ve ilk kez kar gördük, hem de ne kar! Geçtiğimiz ay (Ocak ayında) Madrid’e son 50 yılın en yoğun karı yağdı. Bu kar fırtınasına Filomena adı verildi ve sadece iki gün sürmesine rağmen hayatı inanılmaz derecede felç etti. Böylesi kar en son 1970 yılında yağmış. Kar kalınlığı yer yer 50cm’ye kadar ulaşıyordu.

 

Yağan karın güzelliğini bir yana koyarsak, tipinin hüküm sürdüğü iki gün boyunca ve özellikle de sonrasındaki bir hafta süresince bir Avrupa başkentinde görmeyi ummayacağımız görüntülerle karşılaştık.

 

Kar, Ocak ayının 8’inde (7'sinde de biraz serpiştirdi ama pek etkili değildi), akşamüstü yağmaya başladı. Birkaç gün, hatta bir hafta on gün öncesinden radyo, televizyon ve internet gibi medya organlarından pek çok uyarı yapıldı; kırmızı alarm verildi. Yani günümüz teknolojileri ve meteorolojik gözlemleri sayesinde böyle yoğun bir kar yağışı bölgede bekleniyordu.

 

Madrid yaklaşık 700 metrede kurulu bir yayla/bir plato aslında. Kısmen yüksekte olsa bile kışları genellikle kar yağmıyor. Nitekim en başta da belirttiğim üzere bu üçüncü kışımız ve ilk kez kar görüyoruz. Olayın ilginçliğini belirtmek açısından bu kısmı tekrar vurgulamak istedim :)

 

Ayın 8’i Cuma günü başlayan kar yağışı ve tipi aralıkla Pazar sabahına kadar sürdü. Sonra da bir daha kar yağmadı. Bu iki, hatta neredeyse 1,5 günlük kar yağışı hayatı öylesine kilitledi ki Cuma akşamı insanlar saatlerce (6-7 saat sanırım) otoyollarda, arabalarının içinde askerler tarafından kurtarılmayı beklediler. Temizleyen olmadığı için, yağan kar tam 10 gün yerden kalkmadı. Hiçbir mağazayı geçtim, hiçbir süpermarket açılamadı. 10 Ocak Pazar günü açıldıklarındaysa ilk birkaç saat içinde herkes, markette taze ne varsa silip süpürdü. Yollar kapalı olduğu için yaklaşık bir hafta, gıda taşıyan tırlar Madrid’e ulaşamadı ve marketlerde yiyecek bulamaz olduk. Neyse ki (!) pandemi var da, virüs kapıp evde karantinada kalmamız gerekirse diye bir köşeye yığdığımız erzakımızdan faydalandık bu süre boyunca.

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Ulaşım sorunundan tek etkilenen elbette gıda tırları değildi. Cankurtaran, polis, itfaiye gibi hayati öneme sahip araçlar da gidecekleri yere ulaşamıyordu. Bu yüzden mahallerde anons yapılıp insanların evden çıkmamaları, çünkü olur da bir yerlerini kırarlarsa kendilerini hastaneye götürecek cankurtaran olmadığı, kendi arabalarına binseler bile yollar kapalı olduğu için hastaneye ulaşamayacakları bildirildi. Kısacası, herkes evlerinde mahsur kaldı. Zaten bizim sitenin bahçesine açılan bina kapısının önü kar dolduğu için bir yere gidemiyorduk. Üç beş gün sonra birkaç gönüllü kapının önünü temizleyince çıkabildik; çünkü sitenin kapıcısı da işe gelemiyordu!

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat
Sitenin havuzu da dondu tabii

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Bu arada tabii insanların “evden çıkmayın, bi’ tarafınızı kırmayın,” uyarılarına aldırmadığının altını çizmek lazım. Biz de Cumartesi günü, bu uyarıların farkında değilken çıkıp birkaç poz çektik dışarıda ama zaten diz boyunu aşan kar yüzünden fazla da ilerleyemedik, geri döndük mecburen. Ama dimdik park merdivenlerinden kayanlar mı istersiniz, yollarda kızaklı koşu yapan mı bilemiyorum… O merdivenlerden kayanlardan birkaçı kesin bir yerlerini kırmıştır. Hastaneye gidebildiler mi… Sanmıyorum. Bu arada otoyollar da kapalı olduğu için bayağı insan otoyollarda kızaklı koşu yapmış :D

 

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat
İtiraf ediyorum, biz de kar raketlerimizi dolap diplerinden çıkarttık :D

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Gelelim yolların kapalı olmasının yarattığı diğer sorunlara… Bizim ilçede bir hafta boyunca (14 Ocak Perşembe gününe kadar) çöpler toplanmadı. Dışarı çıktığımızda inanılmaz bir koku gelmeye başlamıştı artık. Öte yandan etraf köpek kakası doldu. Ya normalde de insanlar köpeklerinin kakalarını toplamıyorlardı ve beyaz örtü üzerinde daha da belirgin bir şekilde bu siyah noktacıklar açığa çıktı ya da insanlar kar yüzünden köpeklerinin peşinde koşmayıp pisledikleri yeri temizlemeden devam ediyorlardı; bilemiyorum. Ama bayağı kişinin bu durum karşısında söylenip ilçe belediyesine saydırdığını okudum.

 

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat
Çöp kutuları daha ilk günden bu hale gelmişti

Bu arada biz yine de iyi durumdaki (!) ilçelerden birinde oturuyormuşuz. Çoğu bölgede elektrikler ve su da birkaç gün boyunca kesilmiş. Elektrik kesilir diye düşünmemiştim, ama “şimdi kesin su boruları donacak, patlayacak, çatlayacak, susuz kalacağız,” diye aklımdan geçirmiştim.

 

İki gün etkili olan tipinin yarattığı bir diğer sorun ise düşen ağaçlar ve kar yüzünden çöken çatılardı. Daha tipinin ilk günü bizim ilçenin polis karakolunun çatısı çöktüğü için neredeyse hizmet veremez hale geldiler. Önümüzdeki parktaki ağaçların ise patır patır düştüğüne şahit olduk. Açıkçası ağaçlara bayağı üzüldüm. Madrid gerçekten de çölün ortasında oluşturulmuş bir vaha ve her bir ağaç çok kıymetli. Ağaçlar düşünce açığa çıkan güdük köklerine baktım da, bu topraklarda tutunmaları gerçekten mucizeymiş. Dayananlarınsa yollarına çok daha kuvvetle devam edeceği kesin. Tipi boyunca sanırım 150 bin ağaç devrilmiş. Çoğu yolları kapatmış, arabaların üzerine devrilmiş.

 

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat
Bunu, on gün kadar sonra kar kalkınca çektim. 

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Peki yollarımız ne zaman açıldı? Belediye “evden sakın çıkmayın, bir tarafınızı kırmayın” diye uyarı yaparken, 11 Ocak Pazartesi günü bir yandan da “lütfen herkes çıkıp kapısının, sokağının önünü temizlesin, biz yapamıyoruz,” diye yardım dilenmeye başladı. Temizlik konusunda böylece bir ilerleme kaydedildi (yeri gelmişken, balkonundan ya da terasından alttan geçen var mı yok mu diye bakmadan üzerimize kürekle kar atanları da kınamak istiyorum). Yine aynı Pazartesi gününe kadar ilçemizde tek bir yol açma aracı mevcut değildi. O gün bir tane gelip ana yolları açmaya başladı sağ olsun, ama 50 bin nüfuslu ilçenin 4 ana yolundan birini bile ilk günde açamadı sanırım. Sonuç olarak tüm yolların temizlenmesi 5 günü, bütün yaya yollarının temizlenip, kırılan ağaçların kaldırılması ise 10-15 günü buldu. Bu sürede tabii ki çoğu uçuş da yapılamadı. Özellikle sanıyorum ilk 4 gün bütün uçuşlar iptal oldu. Zaten covid yüzünden fazla da uçuş yapılmıyordu, büyük sorun olmamıştır bence.

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Bu arada içinizde “okula işe gidenler ne yaptı peki?” diye soranlar olabilir. Okullar Noel tatilindeydi ve 11 Ocakta açılacaklardı. Açılış önce ayın 18’ine, okul bahçeleri ve çevreleri temizlenemediği için de sonrasında 20 Ocak’a ertelendi. Bu arada tabii ki okul bahçelerini de gönüllü veliler temizledi. İş yerlerindense çalışanları mümkünse uzaktan çalıştırmaları istendi. Hatta bizim belediye başkanı izin yazısı yazdı çalışanlar için “ilçemizde yollar kapalı olduğunuzdan ilçemizde ikamet etmekte olan çalışanınız işe gidemeyecektir, lütfen evden çalışması için kendisine izin veriniz, bilgilerinize sunarım, imza: belediye başkanı,” diye :D Yaklaşık 10 gün geçerliliği vardı bu yazının. Zaten millet pandemi yüzünden evden çalışmaya alışık olduğundan izin alabilmişlerdir diye düşünüyorum. Ayrıca patronların da işe gidebildiklerini sanmıyorum, çünkü sadece bizim ilçe değil, her yer kilitti.


Kısacası, oldukça ilginç bir kar fırtınası yaşadık Madrid’de. İki günlük tipiden sonra güneş açmasına rağmen 10 gün neredeyse 15 gün boyunca karın yerden kalkmamasına pek şaşırdım. Artık en sonunda çatılardaki karlar çığ gibi düşüyordu. Helsinki’deki gibi karla mücadele edip çatıları temizlemeyi bilmediklerinden olsa gerek pek çok kez böyle kar düştü, neyse ki altında kalmadık (bu noktada bkz. Helsinki’de karla mücadele). Biraz herkes kendi evinin, okulunun önünü temizlemiş oldu. Tabii bu arada bol bol da kardan adam ve kartopu savaşı yapıldı. İşin kötüsü, pandemi olduğu için kar yağışından sonra virüs kapanların sayısında bir patlama yaşandı. Neden acaba? (!)

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Bunlar da kar altında kalan çiçek açmış ağaç ve bitkilere örnek:

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

Sonuç olarak hayatım boyunca unutmayacağım bir tipiydi. Bütün aksilikler bir yana, izlemesi ve fotoğraflaması çok keyifliydi. Aşağıya birkaç fotoğraf ve video daha paylaşarak yazımı sonlandırıyorum.

Sevgiler,


filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayatfilomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat

filomena firtinasi-kar-tipi-madrid-ispanya-2021-ocak-yurtdisinda hayat






7 Ekim 2020 Çarşamba

cuenca - madrid - ispanya - dinozor - unesco - gezi - blog - avrupa

Pandemi süresince (buraya bir “şimdilik” ekleyeyim, çünkü bu süre daha uzayacak gibi) sadece tek bir gezi yaptık; o da Madrid – Valensiya arasında kalan Cuenca’ydı.

 

Bir iş için yine araba kiralamamız gerekince ve çocuklar da dört aydır (temmuz ayından söz edersek) evde mahsur olduklarından bir değişiklik yaşamaları adına Cuenca’yı günübirlik ziyaret etmeye karar verdik. Dilerseniz Madrid’den Cuenca’ya giden trenlerde var. Bölgesel hat trenleri sizi şehrin merkezine doğru bırakıyormuş ama yolculuk 3 saate yakın sürüyor. Eğer merkezin biraz dışında inip otobüsle merkeze gitmek isterseniz Valensiya’ya giden uzun yol trenleri ile yaklaşık 1,5 saatte Cuenca’ya ulaşabiliyormuşsunuz.

 

Arabayla ise yol yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz giderken Madrid merkezde trafiğe takıldığımızdan 3 saate yakın sürdü gidişimiz. Trafiğe dikkat derim.

30 Eylül 2020 Çarşamba

Bir önceki yazımda İspanya’da, Madrid’de hamilelik sürecim hakkında bilgi vermiş, işlerin nasıl yürüdüğünü anlatmaya çalışmıştım. O yazıma bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: İspanya'da/Madrid'de Gebelik ve Doğum. Bu yazımdaysa Madrid’de doğumu gerçekleştirdiğim günü anlatacağım. Normal şartlar altında iki yazıyı tek bir başlıkta toplamam mümkündü; ama doğum pandemi sürecine denk gelince işler biraz tuhaf ilerledi. Başka ülkelerde de “pandemi sürecinde nasıl doğuracağım?” diye düşünenler varsa bu yazı onlara da belki yardımcı olur diye düşündüm.


Madrid’de doğum,” yazımda da belirttiğim üzere aslında planlı sezaryen düşünmüyordum; hatta buna bir derece karşıydım da. Ancak hem karnımın/bebeğin fazlaca büyük olması, hem ilk doğumumu sezaryen yapmam, hem de pandemi ortamı beni planlı doğuma götürdü. Bu noktada belirtmem gerekiyor ki doktorlar beni özellikle planlı doğuma yönlendirmedi; yani sağlık durumumla ilgili bir takım sorunlar olmasa pandemi varmış yokmuş önemli değildi normal doğum için. Pandeminin elini kolunu bağladığı kişi bendim. Doğumu nisanda bekliyorduk ve martın ortasına kalmadan Madrid’de OHAL ilan edilmişti. Bu durumda da ne annem, ne de kayınvalidemler hiç kimse doğum için yanımıza gelemedi. İlk çocuğumun kreşi de pandemi yüzünden kapandığından evde topluca mahsur kaldık. Doğum sırasında kızımı bırakmak için buralarda tanıdığımız tek bir kişi bile yoktu. Sonuçta doğuma tek başıma gidecekmişim gibi duruyordu, çünkü zaten çocukları doğuma almıyorlardı, şimdi pandemi yüzünden hastaneye de almaz olmuşlardı.

23 Eylül 2020 Çarşamba

ispanyada_madridde_gebelik_dogum_pandemi
La Paz hastanesinin dıştan görünümü. İnce uzun bina doğum kısmı. (Foto: flickr/M.Peinado)

Uzun bir aradan sonra tekrar karşınızdayım :)

Bu kez sizleri İspanya’da, Madrid’de doğum hakkında bilgilendirmek istiyorum. İlk çocuğumu Finlandiya’da doğurmuştum. Oradaki şartlar hakkındaki yazılarıma şu bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

Finlandiya’da sağlık sistemi

Finlandiya’da gebelik ve doğum

Finlandiya’nın meşhur annelik paketi

İkinci çocuğum ise Madrid’de doğdu. Açıkçası pandemi sürecinde (bkz. covid-19) doğduğu için şartlar biraz değişikliğe uğradı ama ben bu yazımda genel olarak hamilelik ve doğumla ilgili bilgiler paylaşacağım. Gelecek hafta yayınlayacağım ek yazıdaysa pandemi sürecinde doğumdan bahsedeceğim.

29 Ocak 2020 Çarşamba


cordoba kurtuba ispanya spain - gezi seyahat blog mezquita cami

Cordoba ya da bir diğer adıyla Kurtuba, Endülüs bölgesinde yer alan ve uzun süre Endülüs Emevileri’ne egemenliği altında kalmış bir İspanya şehri. Benim de “İspanya’da gezmek istediğim yerler” listemde en üstte yer alan Cordoba’yı sonunda, ekim ayında günübirlik gezme imkânı yakaladık. Fazla büyük olmayan bu şehri siz de bir gün içerisinde rahatlıkla gezebilirsiniz diye düşünüyorum. Zaten çoğu kişi Madrid, Sevilla ya da Granada’dan günübirlik gelip geziyor. Dikkat etmeniz gereken tek nokta sıcaklık! Başlıkta da belirttiğim üzere Cordoba Avrupa’nın en sıcak şehirlerinden biri hatta 37 derece ortalamayla yazın en sıcak şehriymiş. Yazın sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıkıyormuş. Nitekim biz ekim ayında ziyaret ettiğimizde 33 dereceydi ve çevrede fazla gölge olmadığı için dura kalka gezdik şehri. O yüzden her noktasına girip çıkmak istiyorsanız belki bir gün yeterli olmayabilir, ama sıcağa rağmen ana noktaları gezmek için uygun bir süre.

22 Ocak 2020 Çarşamba


granada - alhambra - el hamra sarayi - ispanya - spain -gezi seyahat blog

İspanya’daki gezilerimize Granada ile devam edelim.

Granada’yı eylül ayınca ziyaret etme imkânı bulduk. Kiralık araba fiyatları tren biletlerine göre daha uygun olunca ve tren yolculuğu araba yolculuğuna göre daha uzun sürüyor gözüktüğünden Madrid’den Granada’ya arabayla gittik. Yaklaşık 450km’lik yolu normalde 4,5 saatte aşmamız gerekiyordu ancak yoldaki bir kazadan ötürü yolculuğumuz 6 saati aştı. Tabii arada mola verip bir şeyler de yedik ama asıl sorun 15kmlik kuyruktu. Otoyola alternatif başka yol bulamadığımız için de (bir takım yan yollar vardı aslında ama yörenin yerlisi değilseniz, Google haritalarda vs çıkmadığından kaybolmak olasıydı, bir ikisi hariç hiç girmedik o yollara) mecburen arabada tıkılıp kaldık. Yanımızda küçük çocuk olduğu için sıkıntılı bir 6 saat oldu ama yapabileceğimiz bir şey yoktu.

granada - alhambra - el hamra sarayi - ispanya - spain -gezi seyahat blog
Madrid - Granada arasında görecek fazla bir şey yok...

Aslında Granada gezimizdeki sıkıntılar araba yolculuğumuzdan önce başladı.

15 Ocak 2020 Çarşamba

Photo by freestocks.org / flickr
Bu hafta İspanya hakkında kısa bir bilgilendirme yazısı paylaşmaya karar verdim: İspanya’daki resmi tatiller.

İspanya’daki resmi tatiller genel ve yerel olmak üzere iki bölüme ayrılıyor ve özellikle yerel tatiller yıldan göre farklılık gösterebiliyor. O yüzden İspanya’ya seyahat etmeden önce gezi programınızdaki şehirlerin yerel tatillerini kontrol etmenizde fayda var, yoksa marketlerin bile kapalı olduğu bir manzarayla karşılaşabilirsiniz. Gerçi Asyalı bakkal nüfusu oldukça çok ve pek tatil yapmıyorlar ama aklınızda bulunsun.

2 Temmuz 2019 Salı

salamanca, madrid, ispanya, spain, gezi, seyahat blog, travel

Madrid’in batısında kalan 145bin nüfuslu Salamanca, tam bir öğrenci şehri. Elbette sadece öğrenciler için değil, turistler için de bir cazibe merkezi. Bazı kısımları inişli çıkışlı olsa da kolayca yürüyerek gezilebilecek, şehrin bir ucundan diğer ucuna gidişinizin 20-30 dakikayı aşmayacağı bir yer burası. Elbette tarihi/turistik kısım için konuşuyorum, yerleşim alanları şehrin dışına doğru uzanıyor.

Öncelikle Madrid’den Salamanca’ya nasıl ulaşabileceğinizden bahsedeyim. Trenle ulaşım yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyormuş, özel arabayla ise yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz, toplam bilet ücreti araba kiralama ücretini geçtiği için arabayla gitmeye karar verdik. Sürüş oldukça rahattı. İspanya’nın orta bölgesi genellikle düz. Her yerde ovalar ve tarlalar var, ancak bu sizi yanıltmasın yükseklik olarak da 600 metrenin altına pek inilmiyor. Yol üzerinde fazla şehir yok. Dilerseniz Avila’da mola verebilirsiniz. Orası da oldukça güzel bir şehir diyorlar, özellikle sapa sağlam duran surları fazlasıyla gösterişliymiş, biz otoyoldan geçerken gördük, ancak çocuklu olunca durmaktan vazgeçtik.

10 Nisan 2019 Çarşamba

segovia, madrid, gezi, ispanya, blog, seyahat, yurtdışı, roma su kemeri
Geçtiğimiz günlerde, Romalılardan kalma şahane su kemeriyle gönlümüzü fetheden Segovia’yı gezme şansımız oldu.

Arabayla Madrid’den yaklaşık olarak 1 saat kuzeyde bulunan bu şirin şehri vaktiniz varsa kesinlikle ziyaret etmenizi öneriyorum. Şehre trenle ulaşmak isterseniz yolculuğunuz yaklaşık olarak 2 saat sürecek. Biz arabayla gittik. Bizim gibi yapacaklara tavsiyem, şehrin hemen girişinde bulunan kapalı otoparka arabalarını park etmeleri. Av. Via Roma üzerinde kalıyor otopark. Birkaç girişi var sanırım, biz tam nereden girdik hatırlayamıyorum ama gps’e girince götürmüştü :D Şu iki adres gözüküyor internette : « Av. Vía Roma, 2, 40003 Segovia » ve «Av. del Padre Claret, 6, 40001 Segovia ». Hemen birbirine paralel caddeler zaten, büyük ihtimalle ikisi de aynı otopark. 

24 Mart 2019 Pazar


ispanya, NIE, bürokrasi, yurtdışında hayat, taşınma
Photo by Christian Schnettelker / Flickr
Geçen haftaki yazımda sizlere Madrid’e ne şartlar altında taşındığımızı, ne gibi zorluklarla karşılaştığımızı, nasıl ev kiraladığımızı anlatmaya çalışmıştım. Şimdi de İspanya ile ilgili en önemli konulardan biri olan NIE başvurusu hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Öncelikle yazımın başına bir NOT eklemek istiyorum. Bu yazı, halihazırda Avrupa içinde oturup Madrid’e taşınacak AB aile üyesi (fakat henüz AB vatandaşlığı almamış) Türkiye vatandaşları için yararlı olacaktır. Doğrudan Türkiye’den Madrid’e geliyorsanız belgeler ve başvuru koşulları değişecektir. Ayrıca AB aile üyesi statüsünde değilseniz de farklı koşullar oluşacaktır. Buna ek olarak İspanya’nın başka bir şehrine taşınıyorsanız istenen belgeler ve başvurulacak yerler farklılık gösterebilir. Özellikle Barselona kısımı kısmen özerk yönetildiği için sistem de değişiklik göstermektedir.

İşe, NIE’nin tanımını yaparak başlayalım. NIE’nin açılımı « Número de identificación de extranjeros », « Yabancılar için kimlik numarası » demek. İspanya’da alacağınız NIE ile birlikte ev kiralamaktan, aylık toplu taşıma kartı çıkartmaya, sağlık sistemine kaydolmaktan, postayla gelen kolinizi almaya, hatta evinize gelen İKEA siparişini teslim almaya kadar pek çok işinizi halledeceksiniz. Aslında her işinizi halledeceksiniz. NIE olmadan hemen hiçbir şey yapmanız mümkün değil.

18 Mart 2019 Pazartesi


ispanya - madrid - yurtdışı - taşınmak - su baskını

Sanırım 6 ayı aşkın bir süredir yeni blog yazısı yayımlayamadım. Ancak bu konuda oldukça haklı sebeplerim var ve bu uzun aradan sonra ilk yazımı da « neden yazamadığım » üzerine kurmaya karar verdim :)

Yeni ülke, yeni hayat… Ve tabii ki taşınma angaryası.

Bloga ara vermemin en önemli sebebi elbette koli hazırlamaktı. Ancak gelin görün ki, ilk başlarda inanılmaz karmaşık ve birbiri ardına talihsizliklerle karşılaşacağımız bir taşınma süreciyle karşı karşıya olduğumuzu bilmiyorduk.

Eşimin işi sebebiyle eylül sonunda Helsinki’den Madrid’e taşındık. Daha doğrusu taşınma işlemlerine başladık, çünkü Madrid’e gelirken kalacak yerimiz henüz belli değildi. Ev bulmanın çok zor olmadığını işittiğimizden (en azından bir Cenevre değildi ev bulma konusunda) Airbnb sitesi üzerinden bir aylığına bir daire kiraladık. Daireyi Madrid’de oturmak istediğimiz bölgeye yakın seçtik. Amacımız, 1 ay içerisinde kalıcı bir daire bulup oraya geçmekti. Bu sırada da Helsinki’den yola çıkan kolilerimiz yolculuklarını tamamlayıp Madrid’e varmış olacaklardı.

14 Eylül 2015 Pazartesi

Lizbonyazımda da belirttiğim üzere, Lizbon’dansonraki durağımız Madrid olmuştu. Lizbon’danyaklaşık olarak 1saat uçuş mesafesinde olan Madrid’e varmak kolay oldu.

İlk gün için yapabileceğimiz fazla bir şey yoktu. Otelimizi bulup, çevrede biraz tur attık. Ulaşım sistemini kavramaya çalıştık. Madrid’in metro sistemi gerçekten de çok gelişmiş. Hemen her köşeye metro ile anında varmak mümkün; tabii ki grev yoksa (Yazımın sonunda bu imalı cümleyi neden sarf ettiğimi anlayacaksınız).

Otelimiz oldukça ucuz bir otel olmasına karşın temizdi. Her oda da vantilatör vardı. Zaten siz siz olun, hele ki yazın gidiyorsanız İspanya’ya, kalacağınız odada klimadır, vantilatördür bir şey var mı mutlaka kontrol edin. Sonra bunalabilirsiniz. 


Otelimiz şehrin göbeğinde bulunmasına rağmen otelin sokağına girince gözlerime inanamadım. En başta “ben yanlış düşünüyorumdur kadınlar hakkında”, diye suçu kendime atsam da, çok geçmeden sokakta bekleyen kadınların gerçekten de hayat kadınları olduğu ortaya çıktı. “Zaten otelin ucuz olmasından anlamıştım ben” diye düşünürken, yaptığımız kısa şehir turunda gördüm ki, her köşe başında bir hayat kadını mutlaka bekliyordu. Benim bildiğim bu işlerin de bir adabı olurdu; yani bir sokak bellenir, herkes orayı bilir, isteyen gider türünden; fakat İspanya’da gayet rahatlar diye düsünülebilir. Gerçi bu olayın rahatlıktan çok ekonomik krizin bir getirisi olduğunu dillendirenler de gördüm.

10 Şubat 2015 Salı


ERASMUS günlüklerine Portekiz’in incisi Lizbon ile devam ediyorum.

2010 Haziranında ERASMUS’dan arkadaşlarımla birlikte 6 günlüğüne Lizbon ve Madrid’e gittik. Gezimizin ilk durağı Lizbon’du. Lizbon’da geçirdiğim 3 gün boyunca kendimi adeta evimde gibi hissettim. Bunun önemli sebebi ise Lizbon’un hem coğrafya, hem de insan yapısı olarak Türkiye’yi andırması idi. Şehrin iki yakası arasından geçen boğaz ve köprü adeta İstanbul Boğazı’ndan bir manzarayı hatırlatırken, aslında şehrin genelinde bir İzmirlilik vardı. Gerek bina yapıları, gerek ılıman iklimi, gerekse şehrin yüksek ve alçak kısımları arasında ulaşımı sağlamak için kullanılan asansörü ile bana en çok İzmir’i anımsattı.

Lizbon, diğer Avrupa şehirlerinin çoğuna göre büyük bir şehir ve şehrin bir ucundan diğer ucuna yürümeniz pek kolay değil; ancak otobüs ve metro hattı gelişmiş olduğundan, şehir içinde ve yakınında yer değiştirmeniz zor olmayacaktır. Bir kereye mahsus olarak 1,5 euro’ya bir kart satın aldıktan sonra günlük sınırsız dolduruş kişi başına 1,6 euro gibi bir ücret. Böylece şehirde rahatça gezebilirsiniz (bu fiyatların 2010 için geçerli olduğunu unutmayalım. Şimdiye artmış olabilir).

Lizbon’da en çok hoşunuza gidebilecek şey, şehrin merkezine yakın plajlar ve ucuzluk. Gerek ulaşım, gerekse yemek-içmek olsun, Lizbon Avrupa’daki başkentlerin en ucuzudur herhalde. Üstelik hemen herkesin de gayet güzel İngilizce anlaşabiliyor olması bir turist olarak bizi sevindirdi (çünkü İspanya deneyimlerimizden sonra Portekiz’de de kimsenin İngilizce konuşamayacağına karar vermiştik).

Cenevre’den sabahın köründe bindiğimiz uçağımız 3,5 saatlik bir yolculuğun ardından saat 13 gibi Lizbon havalimanına indi (Not: Portekiz İngiltere ile aynı saat diliminde. Yani Cenevre ile 1, Tükiye ile 2 saat fark var). İlk işimiz elbetteki hostelimize gidip yerleşmekti. 3 gece boyunca ikamet ettiğimiz hostel, hem çok ucuzdu, hem de çok konforluydu. Kaldığımız iki kişilik oda hergün temizleniyor ve havlular bile değiştiriliyordu. Lizbon gürültülü bir şehir olmasına rağmen, hostelde gürültü problemi de çekmedik.