20 Aralık 2009 Pazar

Basel / Bâle

20 Aralık 2009 Pazar - 2 yorum
13 Aralık pazar günü, arkadaşlarımla birlikte bizim için 2009'un son İsviçre içi seyahatini Basel'e (yani Fransıca olarak Bâle'e) gerçekleştirdik. Basel; İsviçre'nin kuzeyinde, Almanca konuşulan bölgede kalıyor. Basel'de gerçekten de Alman etkisi hissediliyor;

4 Aralık 2009 Cuma

One Minute

4 Aralık 2009 Cuma - 4 yorum
Bugün bir değişiklik yapıp İsviçre dışı bir yazı yazmaya karar verdim. Saint Joseph'den arkadaşlarım Deren Soykan ve Duygu Usanmaz'ın bir nevi reklamını yapmak istiyorum sizlere :)

1 Aralık 2009 Salı

Zürih

1 Aralık 2009 Salı - Hiç yorum yapılmamış
29 Kasım pazar günü ESN (Eramus Student Network) Genève grubunun düzenlediği Zürih gezisine katıldım. Normalde Cenevre - Zürih arası tek yön, normal tarifeyle 80chf(Yaklaşık 120lira) civarı tutarken; bu organizasyon sayesinde 12chf'e(yaklaşık 18lira) gidiş dönüş bileti satın aldık. Kısacası oldukça kârlı ve güzel bir gün geçirdim :)

İki katlı bir trenle yaptığımız yolculuğumuz 3 saat sürdü. Bu süre zarfında, hava biraz

28 Kasım 2009 Cumartesi

Neuchâtel

28 Kasım 2009 Cumartesi - 5 yorum
21 Kasım günü iki arkadaşımla beraber, bu sefer biraz daha uzağa, Cenvre'den trenle 1saat 15 dakika süren Neuchâtel(Nöşatel)'e bir gezi yaptık.

Neuchâtel, İsviçre'nin kuzeyinde, Neuchâtel gölü kıyısında şirin bir şehir. Şehirdeki binalar gerçekten çok hoştu ve şehir tam anlamıyla tarih kokuyordu.

15 Kasım 2009 Pazar

Hayatın Cenevre haline, Cenevre üzerine kısa kısa notlarla devam ediyorum.

-Öncelikle hemen belirtelim, Ali Kebap'ın 4. reklam afişi panolarda yerin almış halde. Bu afişte; Ali, bir uçaktan sarkmış, elindeki şiş kebabı göstermekte.
(Fotoğrafı henüz çekemediğim için sizlerle paylaşamıyorum. Ama yakın zamanda çekip bu başlığa ekleyeceğim. )

- Şu sıralar Ali Kebap reklamını kendine mal edip, dükkanlarına "Ali Benim" diye büyük boy fotoğraflarını asan işletmeler türemiş halde.

-Cenenvre, tam anlamıyla bir araba galerisi gibi. Her çeşit markanın, her çeşit modelini bulmak mümkün. Aston Martin mi

11 Kasım 2009 Çarşamba

Bu haftasonu oldukça gezdim diyebilirim. Öncelikle cumartesi günü "journée bourru" etkinliğine katıldım ESN grubuyla birlikte, aktivite Cenevre'ye trenle 15-20dk mesafedeki Gland'da idi. Bu günün özelliği kasabadaki 28tane mahzene günün istediğiniz bir zamanında gidip "bourru" yani

10 Kasım 2009 Salı

CERN Gezisi

10 Kasım 2009 Salı - 4 yorum
Bugün CERN'e yani Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezine gezimiz vardı. Gezi ücretsizdi, öyle kafanıza göre gidip CERN'i gezemediğiniz için sevdindik tabii ki gezi olduğuna. Ancak gezi beklediğimiz kadar tatmin edici geçmedi. Üstelik ziyaretimiz tam tamına 3küsür saat sürdü. Fakat bu sürenin çoğunda video izledik. Öncelikle CERN'ün kuruluşu ve deneyin amaçları üzerine iki video izledik. Videoların bitiminde

29 Ekim 2009 Perşembe

Nyon - İsviçre

29 Ekim 2009 Perşembe - 2 yorum
Salı günü bir değişiklik yapıp Cenevre'ye 15dakika uzaklıktaki Nyon'a gezmeye gittim. Nyon Cenevre arası bilet fiyatı 8.2chf (sadece gidiş) Ama demi-tarif'iniz varsa bu fiyat 4.10chf'e iniyor.

Nyon çok şirin ve huzur verici bir kasaba. Oldukça küçük; ancak hareketli bir hayatı var. UEFA'nın merkezi Nyon'da bulunuyor; ancak ziyaret etmedim.

Nyon'da üç önemli müze var diyebiliriz. Hepsini de tek biletle gezebiliyorsunuz. Bilet fiyatı 8chf, eğer öğrenciyseniz bu fiyat 4chf'e iniyor.

İlk olarak

27 Ekim 2009 Salı

İnternet Radyoları

27 Ekim 2009 Salı - 1 yorum
Bilgisayarımdan cd/dvdlerimde kadar yayılmış geniş bir müzik arşivim var. Yine de bazen playlist hazırlamaktansa, internet üzerinden bir radyo açıp dinlemek çok daha cazip geliyor.

Sanırım radyo dinlemenin en sevdiğim yanı bir sonraki çalacak parçayı bilemiyor oluşunuz. Bu bilinmezlik beni cezbediyor.

İnternette genellikle müzik tarzıma da
Jean-Baptiste Lully yoksul bir değirmencinin oğlu olarak Floransa'da doğmuştur. Kendisi için İtalyan asıllı Fransız opera ve bale müziği bestecisi diyebiliriz. Asıl adı Giovanni Battista Lulli'dir. 1632-1687 yılları arasında yaşamıştır.  Küçük yaşta gitar ve keman dersi almıştır. 14 yaşındayken Paris'e getirilerek 

ARÇ Nedir?


ARÇ (Afette Rehber Çevirmenlik), bir afet durumunda Türkiye'ye gelecek yabancı arama kurtarma ekiplerine ve diğer yardım kuruluşlarına çeviri hizmeti vermek üzere kurulmuş

19 Ekim 2009 Pazartesi

(Aslında az önce çok güzel bir yazı derlemiştim. Ancak blogger sağolsun tüm yazdıklarım ve eklediğim resimler silindi. O yüzden şuanda sinir krizine girebilirim. Oturup yazdığım şeyleri tekrar yazmak gerçek de sinir bozucu diye düşünüyorum.)

Buaralar pek yazacak birşey bulamıyorum. Çünkü buarada havalar oldukça soğumaya başladı. Mesela dün öğleden sonra hava 7 dereceydi; gece de -2 gösteriyordu hava durumu. Artık kışın ne olacak, şimdilik hayal edemiyorum. Aslında soğuktan çok rüzgar etkiliyor insanı. Bu rüzgarda çarpılmamak için de, zorunda değilsem, dışarı çıkmamayı tercih ediyorum genellikle. Yine de aktivitelere katılıyorum tabii ki. Mesela dün Birleşmiş Milletler gezmimiz vardı. Güzel geçti; ancak pek de benim beklediğim gibi bir yer değildi sanırım BM.

4 Ekim 2009 Pazar

Müze Günü

4 Ekim 2009 Pazar - 2 yorum
Cenevere'de (tüm İsviçre'de böyle mi bilmiyorum) her ayın ilk pazar günü (özel işletim müzeler hariç) tüm müzerelere giriş ücretsiz. Ben de bu günü fırsat bilerek arkadaşlarımla beraber birkaç müze gezdim. Ancak bugün Cenevre'de hava gnlük güneşlik olduğu için müzelere kapanmaktansa göl etrafında gezmenin daha güzel olacağına karar vererek 2 müzeden sonra ufak bir gezinti yaptık.

Bugünkü ilk durağımız Kızıl Haç ve Kızıl Ay müzesi idi. Bugün müze günü olmasına rağmen bu müze vakıf müzesi olduğundan 5chf bayılmak zorunda kaldık.

Müzenin çoğu bölümünde fotoğraf çekmek serbest olmadığı için pek fotoğraf çekemedim.

Müzenin girişinden bir fotoğrafla başlayayım

27 Eylül 2009 Pazar

Yeniden Merhabalar...

Yine ufak başlıklar halinde izlenimlerimi anlatmaya devam edeceğim. Ancak şüphesiz ki bloguma yazmayalı gerçekleşen en büyük etkinlik Lozan'daki müze günüydü.

Dün (26.09.2009) Lozan'da müze günüydü. Bu etkinlik çerçevesinde öğlen 2den gece 2ye kadar tüm müzeler açık ve hepsini 15lira karşılığında gezebiliyorsunuz. Böyle bir etkinlik varken ESN (Erasmus Student Network) de boş durmadı ve 50-60 kişilik bir öğrenci güruhu ile Lozan'a hareket ettik.

Cenevre Lozan arası trenle yaklaşık 35dakika. Biletler tek yön bilet 20chf. Fakat biz grup indirimi yaptırıp tek yönü 10chf ye kotardık :) 4:15trenine binip güne başladık.

Tren yolculuğumuz oldukça eğlenceli geçti. Genel kültür oyunları oynadık oldukça zevkliydi.

Yaklaşık olarak saat 5

26 Eylül 2009 Cumartesi

Ali Kebap'ın Sırrı

26 Eylül 2009 Cumartesi - Hiç yorum yapılmamış
Geçen yazılarımda da belirttiğim üzere şehrin her yerinde bir "Ali Kebap 25x in Town" afişi/reklamıdır gidiyor. Nedir bu Ali Kebap? Nerede ki acaba? Bir de şehirde 25 tane varmış diye düşünürken çok tesadüfi bir şekilde öğrendim ki Ali Kebap sadece bir reklam kampanyasıymış.

Facebook'ta da pek çok

18 Eylül 2009 Cuma

Hayatın Cenevre Hali - 2

18 Eylül 2009 Cuma - 2 yorum
Evet, uzun bir aradan sonra birşeyler karamalaya karar verdim. Aslında anlatacak, anlatmak istediğim pek çok şey var Cenevre ve yaşam üzerine. Ancak hangi birini buraya sığdırabilirim gerçekten bilmiyorum :)

Kısa kısa başlıklar halinde deneyimlerimi aktarayım en iyisi.

-Bir kere Cenevre'deki bina kapılarında

16 Eylül 2009 Çarşamba

Evet, dün sonunda Cenevre'ye vardım. Şimdilik başımı sokacak bir yer buldum ve ortama uyum sağlamaya çalışıyorum. Bakalım bu uyum süreci ne kadar sürecek?

Dün havalimanında indıkten sonra pek çok tanıdık marka ile karşılaştım. "mövenpick" "migros" "electroluxe" "mc donalds" "mango" ve tabii ki kebabçılar... İsmi "anadolu kebabı" (kebab anatolia) ya da "istanbul" olan bile var.

Bugün de öncelikle Yabancılar Polisine gidip oturma kartı için başvurdum. Saat 11de büroya vardım saat 2 ye kadar kuyruk bekledim. Burada da Türkiyedeki çoğu kurumdan farklı değil kuyruk durumu yani. Bu işlerin sonrasında da Leman gölü kıyında ufak bir gezinti yapma imkanı buldum. Etrafta bir sürü kuğu ve ördek var. Ayrıca karabataklar da cabası. Birazcık resim çektim ama aslında öyle çekecek muhteşem şeyler de bulamadım. Cenevre güzel bir şehir ama sandığım kadar da sessiz ve sakin gelmedi bana tabii kışın ne olur bilmiyorum ya da tatil günlerinde nasıldır...

Burada insanların
1987 sonbaharının güzel bir ekim gününde doğmuşum ve burcumun da etkisiyle {bkz: terazi} biraz kararsız, biraz sanata meyilli pek çok da titiz bir karaktere bürünmüşüm. Belirttiğim gibi sanatın her dalına meyilim var. Hiç birine tam adapte olamamış olmakla birlikte hepsine el atmışlığım var Mesela fotoğraf çekmeye bayılırım, alayım elime makinemi, üçayağımı, atayım kendimi sahillere, doğanın kucağına düşeyim isterim. Hele bir de mevsimlerden sonbaharsa değmeyin keyfime. Öte yandan yazı yazmaya bayılırım. Şahane şeyler yazdığımı düşünmemekle birlikte depresyondayken ya da çok mutluyken kısacası herhangi bir duygu yoğunluğu içerisindeyken, düşüncelerimi kelimelere güzelce işlediğimi düşünüyorum.

Sinemaya gitmeyi ve bir sürü DVD yi eve doldurup sabahtan akşama kadar seyretmeyi de pek severim. Pek sinema kültürüm