• Basel

    [...]Basel de tıpkı diğer pek çok İsviçre şehri gibi nehir kıyısına kurulu.... Şehirden geçen nehir ise "Rhin Nehri", yani Türkçe'de bilinen adıyla Ren Nehri. Nehir üzerinde çok hoş, tarihi bir köprü bulunmaktaydı. Tabii ki hemen fotoğrafladık :)[...]

  • Paris Güncesi

    [...]Ve iste Paris'in en bilinen simgesi. Yani Eyfel Kulesi. Eh Paris'e gidip Eyfel'e çıkmadan, fotoğrafını çekmeden olmazdı:) Eyfel'e çıkmak için yaklaşık olarak 2 saat kuyruk bekledik. Ama buna değdi. Pek çok internet sitesinde ve turist kitaplarinda da yazdığı üzere gerçekten de ikinci kattan manzara daha güzel; ama oraya kadar çıkmışken 3. kata kadar da gidin derim. Zaten 3'e çıkabilmek için 2. katta asansör değiştirmeniz gerekiyor :)[...]

  • Le Havre - Etretat - Fécamp

    [...]Sahile varınca Monet'nin de tablolarına konu olan falezlerle karşılaşıyorsunuz. Bir an için nerede olduğunuzu kavramaya çalışıyorsunuz, Fransa? Normandiya? Yok yok Irlanda? Yeşil ve denize dik inen falezler deyince aklıma ilk Irlanda gelirdi, artık zihnimde oluşan görüntü tamamen değişti. [...]

  • Lyon'da Işık Festivali (Fêtes des Lumières)

    [...] "Eee peki saat 16:00 - 17:00 olunca ne oluyor?" diye soracaksiniz haklı olarak. Öncelikle pencerelerde yanan mumlar dikkatinizi çekecek. Hemen her pencerenin önünde 3-5 mum. Böylece herkes festivalin ruhuna katkı sağlamış oluyor.[...]

13 Kasım 2019 Çarşamba


innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

Ve Avusturya gezimizin son durağına geldik.

Serideki diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli.

  • Arabayla bir haftada Avusturya turu
  • Innsbruck
  • Salzburg
  • Viyana
  • Bratislava
  • Graz

  • Viyana’dan çıktıktan sonra yemek molası için durduğumuz Graz’dan ayrıldıktan sonra geceyi geçirmek üzere Villach’a geldik. Villach’a varınca tekrar Alpleri, dağları hissetmeye başladık. Tam olarak İtalya – Avusturya sınırında kalan bu kasaba kayak ve dağ yürüyüşü tutkunları için güzel bir nokta. Biz Youth And Family Guest House’da konakladık. Fiyat olarak oldukça uygundu, ancak kahvaltıyı biraz erken bitirdikleri için kaçırdık (9’da bitiyordu sanırım, biz 9,5 diye düşünüp 9’da gitmiştik). Akşam yemeğimizi ise Der Stadtwirt’de yedik. Otelden merkeze yürümek 15 dakika kadar sürdü.

    6 Kasım 2019 Çarşamba


    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
    Bir haftalık Avusturya gezimizin sonuna yaklaşırken yeni durağımız Graz. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında topluyorum. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.




    Açıkçası Avusturya’ya gitmeden önce Graz’ın ülkenin ikinci büyük şehri olduğu bilmiyordum. Graz’da tam 4 üniversite varmış, şehre yaklaşınca fazlasıyla endüstriyel alanla karşılaşıyorsunuz, o yüzden şehri pek seveceğimizi düşünmemiştik; ancak merkezi kısım oldukça şirin ve hoştu. Açıkçası fabrikalarla boğulmamış olsaydı geneliyle hoş bir şehir olabilirdi.

    Bu arada Graz çevresinde pek çok balkabağı tarlası gördük. Anladığım kadarıyla balkabağı yağı satışı da yapılıyormuş, ilgilenenlere.

    Arabamızı Weitzer Garage’a park ettik. Oldukça merkezi bir konumda. Tabii yine saatine 2,5-3€ bir şeyler ödedik. Arabayı park ettikten sonra Mur nehrinin diğer kısmına geçmeniz gerekiyor şehir merkezine ulaşmak için. Biz önce “Türk lokantası bulalım bari de doğru düzgün yemek yiyelim,” diyerekten tersi istikamete, Griesplatz’a yöneldik. Bu bölgede pek çok Türk berber, bakkal, market vardı, ancak aradığımız lokanta galiba el değiştirmiş, düzgün ev yemekleri yapan bir yer göremediğimiz için merkeze gitmeye karar verdik. Önce “Don Camillo” lokantasına girdik, ancak pek ilgili değillerdi, bizi lokantanın bir köşesine attılar, kimse gelip gitmeyince 3-5 dakika sonra kalkıp gittik. Vapiano’da yedik.

    30 Ekim 2019 Çarşamba

    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

    Avusturya gezimize, günübirliğine komşu Slovakya’nın başkenti Bratislava’ya geçerek devam edeceğiz. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında topluyorum. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.

    5,5 Milyon nüfuslu Slovakya’nın başkenti Bratislava, oldukça şirin ve küçük bir şehir. Tuna Nehri’ne kıyısı olan şehri bir günde rahatlıkla gezebileceğinizi düşünüyorum.

    23 Ekim 2019 Çarşamba


    innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
    Avusturya gezimizin üçüncü ayağında Viyana’dayız. Açıkçası bu gezinin tamamını Viyana’yı görme isteğim üzerine planladığımızı söyleyebilirim. Hem “Bakalım Viyana şinitzeli aslında nasılmış?” diye sorup durduğum, hem de şehri merak ettiğim için uzun zamandır gidip görmek istediğim bir yerdi Viyana. Ancak hayaller ve gerçekler her zaman için birbirine uymayabiliyor. Açıkçası biraz hayalkırıklığına uğradım yine.

    İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.






    • Arabayla bir haftada Avusturya turu
    • Innsbruck
    • Salzburg
    • Bratislava
    • Graz
    • Villach veBordano

    • Vöcklabruck – Viyana arası araba yolculuğumuz yaklaşık 2,5 saat sürdü; ancak öğle yemeğimizi yol üzerinde bir yerde yediğimiz için yolculuk biraz uzadı. Aslında biraz da bilerek uzattık çünkü Viyana’da giriş yapacağımız hostel saat 3’te giriş kabul ediyordu. Biz de saat 15.00 gibi hostele vardık. 

      16 Ekim 2019 Çarşamba


      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

      Avusturya’daki ikinci durağımız Salzburg. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.
      Salzburg adının bir yerlerden tuzla ilgisi olacağını düşünmüştüm (bakınız Almanca “salz”, tuz demek), ancak şehrin hemen yakınında bir tuz madeni bulunduğu için bu adı aldığını bilmiyordum. Açıkçası şehirde en çok gezmek ve görmek istediğim yerlerden biri de bu tuz madeniydi, ancak küçük çocukları kabul etmedikleri ve gezi de biraz uzun sürdüğü için (yoksa eşimle değiş tokuş yapabilirdik) mecburen bu kısmı atlamak zorunda kaldık, ama sizin aklınızda bulunsun. Madenin adı Hallein, giriş 23€ ve yazın 9.00 – 17.00 saatleri arasında açık. Siz yine de internet sitesini ziyaret edin kesin saatler için.

      9 Ekim 2019 Çarşamba


      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Avusturya gezimizin ilk ayağı Innsbruck’tu. İlk yazımda da belirttiğim üzere gezimizi şehirlere göre farklı başlıklar altında toplayacağım. Diğer yazılara ulaşmak için aşağıdaki bağlantılara tıklamanız yeterli. Yazılar yayınlandıkça bağlantılar açılacak.



      İtalya’dan arabayla geldiğimiz ve küçük kızımızın yolun ne kadarına katlanabileceğini kestiremediğimiz için Innsbruck’ta iki gece konaklamayı seçtik. Şansımıza ilk gün hava biraz yağmurluydu ancak büyük bir sorun yaratmadı. Öğleden sonra 4 gibi kaldığımız otele vardığımızdan o gün için şehir merkezine inmekten vazgeçtik. Arabayla gittiğimiz için park yeri bulabilmek açısından şehir dışında bir otel bulduk. Tulfes’te Gasthof Neuwirt adlı bir yerde konakladık. Otelden memnun kaldık. Lokantası biraz fazla fastfood işi o yüzden başka alternatiflere yönelebilirsiniz. Örneğin ilk akşam otelin lokantası kapalıydı ve bize önerilen listeden başka bir lokanta seçtik. Oldukça memnun kaldık, adı Gasthaus Wiesenhof, otelden arabayla 5-10dk mesafede.

      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Tulfes'ten kareler
      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, grazinnsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz

      İlk gün yakın olduğu için sadece Lanser Gölüne gitmeye karar verdik. Açıkçası biraz hayal kırıklığına uğradık. Öncelikle göl yolu yağmur sebebiyle inanılmaz çamurlanmıştı, yürümekte zorladık. Ayrıca gölün çevresi tellerle çevriliydi ve içeri giriş kapalıydı. O gün yağmur yağdığı için mi erken kapattılar bilemiyorum ama güzel bir havada, yüzmek için gitmeyecekseniz pek de görecek bir tarafı yoktu gölün.

      7 Ekim 2019 Pazartesi

      innsbruck, salzburg, avusturya, gezi, seyahat, viyana, bratislava, graz
      Innsbruck'ta kaldığımız otelin yakınlarından bir kare


      Bu yaz İtalya’ya yaptığımız aile ziyaretimiz sırasında, biraz da ani bir kararla Avusturya’yı gezmeye karar verdik. Daha önce Münih’ten İtalya’ya giderken Avusturya’dan geçmiştik, ancak hiçbir şehrini gezme imkânımız olmamıştı, doğrudan geçip gitmiştik.

      Avusturya, özellikle de Viyana görmek istediğim yerlerin başında geliyordu. Viyana’ya gidip Şinitzel yemek, Avusturya ve İsviçre insanını ve doğasını karşılaştırmak istiyordum. Gezimize başlamadan önce, ani bir karar verdiğimiz için bu seyahatin bize biraz pahalıya patlayacağını düşündük, ancak Avusturya fiyatlar konusunda İsviçre’den daha cömertti. Aileden ödünç aldığımız arabayla yol masrafını da en aza indirince büyük bir sorun olmadı. Yine de gezinizi önceden planlarsanız daha iyi otellerde, daha ucuza kalabilirsiniz. Avusturya’daki en pahalı olay otopark. O yüzden siz de bizim gibi arabayla seyahat edecekseniz kalacağınız otelde ücretsiz park yeri olup olmadığını mutlaka araştırın. Açıkçası bu park yerleri seyahatimiz boyunca canımızı fazlasıyla sıktı. Örneğin “rezervasyona gerek yok, park alanımız var,” dedikleri halde tüm müşterilerin arabasının sığamadığı otellerle ya da “park alanımız var” demelerine rağmen 500 odalı hostele 10 arabalık park yeri açıp kaldığımız üç geceden birinde arabayı nereye park edeceğimiz sorunuyla bizi baş başa bırakan yetkililerle karşılaştık. Şehir merkezlerindeyse 3-4 saat için 12-18 Euro bayılmanız mümkün.

      2 Temmuz 2019 Salı

      salamanca, madrid, ispanya, spain, gezi, seyahat blog, travel

      Madrid’in batısında kalan 145bin nüfuslu Salamanca, tam bir öğrenci şehri. Elbette sadece öğrenciler için değil, turistler için de bir cazibe merkezi. Bazı kısımları inişli çıkışlı olsa da kolayca yürüyerek gezilebilecek, şehrin bir ucundan diğer ucuna gidişinizin 20-30 dakikayı aşmayacağı bir yer burası. Elbette tarihi/turistik kısım için konuşuyorum, yerleşim alanları şehrin dışına doğru uzanıyor.

      Öncelikle Madrid’den Salamanca’ya nasıl ulaşabileceğinizden bahsedeyim. Trenle ulaşım yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyormuş, özel arabayla ise yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz, toplam bilet ücreti araba kiralama ücretini geçtiği için arabayla gitmeye karar verdik. Sürüş oldukça rahattı. İspanya’nın orta bölgesi genellikle düz. Her yerde ovalar ve tarlalar var, ancak bu sizi yanıltmasın yükseklik olarak da 600 metrenin altına pek inilmiyor. Yol üzerinde fazla şehir yok. Dilerseniz Avila’da mola verebilirsiniz. Orası da oldukça güzel bir şehir diyorlar, özellikle sapa sağlam duran surları fazlasıyla gösterişliymiş, biz otoyoldan geçerken gördük, ancak çocuklu olunca durmaktan vazgeçtik.